Make your own free website on Tripod.com

15.0.    BAĞ  ( Vitis Vinifera)

 

15.1.    BİTKİNİN GENEL TANIMI

 

            Kök Sistemi : Bitki oldukça derin bir kök sistemine sahiptir. Bu nedenle çok değişik toprak tiplerine adapte olabilir. Kökler tuzluluk ve fazla sulamaya diğer bitkilerin pek çoğundan daha fazla tolerans gösterirler.

 

            Gelişme : Yüzlerce çeşidi bulan şaraplık ve sofralık çeşitlerin gelişme karakteristik ve verimleri de çok önemli farklılıklar gösterir. Genel olarak Avrupa çeşitleri (V.Vinifera) kuvvetli gelişir. Budamadan bırakıldığı zaman 15 - 20 m yüksekliğe kadar gelişebilir. Ancak gelişmesi budama ile daima sınırlandırılır. Sarılarak gelişmesi "tendril" leri yolu ile olmaktadır. Bu tendriller (tutunucu) 3 vejetatif boğumun birinden çıkar. Tomurcuklar patlayınca genç sürgünler çok hızlı gelişir. Verimli sürgünler 2 - 3 salkımı oluşturur.

 

15.2.    YETİŞME KOŞULLARI

 

            Toprak : İyi drene olmuş her tür toprakta yetişir. Toprak pH'sı 5.5 in üzerinde olmalıdır. Kök çevresindeki topraklarda çok ciddi yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır. Bu mücadele ya yüzeysel sürümle ya da herbisit kullanarak yapılır.

 

            İklim : Bağ, kuru yaz sıcaklıklarının hüküm sürdüğü iklim koşullarına mükemmel bir adaptasyon sağlar. Yüksek rutubet, sürgün ve yaprakların geliştiği yetiştirme mevsimi süresince bu organlarda hastalık yapabilir. Hasat süresince olabilecek yağmurlar danelerde çatlamaya neden olur.  Erken ilkbaharda olabilecek don ise yeni sürgünlere zarar verir.

 

15.3.    YETİŞTİRME TEKNİKLERİ

 

15.3.1. Dikim ve Dikim Sıklığı :

 

            Avrupa  çeşitleri genellikle filoksera'ya duyarlı oldukları için bu çeşitler dayanıklı Amerikan anacın üzerine aşılanarak dikilirler. V. Rupestris ve V. berlandieri filokseraya dayanıklı çeşitlerdir.

 

            Köklü çelikler veya aşılı fidanlar kışın dikilir. Genç fidanların 1.3 x 3 m. aralıklarla olmak üzere dikim planı yapılır.

 

15.3.2. Budama :

 

            Yaşlı dallardan gelen sürgünler genellikle çiçek gözü oluşturmazlar. Budamada temel prensip verimli ve çiçek gözü oluşturacak dal ve sürgünleri geliştirmektedir. Bu nedenle bağda budama çok kuvvetli yapılır. Yaklaşık olarak yıllık sürgünlerin % 90'nı budanır.

             Meyve tutumu, bazen sürgünün büyüme ucu alınarak da geliştirilebilir. Bazen meyve taşımayan sürgünlerin ucu da alınarak meyveli sürgünlerin gelişmesi teşvik edilir. Özellikle genç bahçelerde çok fazla meyve salkımı tutumu istenmez. Böyle ticari bağlarda salkım budaması da yapılır.

 

15.3.3. Gibberellin Uygulaması :

 

            Çekirdeksiz (sultan) çeşitlerde çiçeklenmenin ilk döneminde 5 ppm dozunda gibberrellin uygulaması yapılır. Gibberellin uygulamasına daha iri dane elde etmek için gerek vardır. Çiçeklenmenin sonunda 2.bir uygulama yapılır ve bu kez doz 10 ppm.dir.

 

15.3.4. Gübreleme :

 

            - Genç bağ plantasyonlarının gübrelenmesine sulamanın başından sonuna kadar devam etmelidir.  

            - Fosfor ve potasyum gübrelemesi yaprak analizine göre programlanır. Yaprak analizi aynı zamanda diğer elementlerin programlanmasında da yardımcıdır.  

            - Kırmızı çeşitlerin gübrelemesi, planlanan hasatdan 10 hafta önce tam bir renk oluşumu temin etmek amacıyla durdurulmalıdır.  

            - Erkenci çeşitlerde veya her zamankinden daha erken hasat planlandığı zaman "ilkbahar gübrelemesi" çiçeklenmeden önce durdurulmalıdır. Gübrelemede denge hasattan sonra verilecek gübre çeşit ve miktarları ile sağlanır. 

            - Marjinal topraklarda yıllık gübrelemenin % 20 - 30 oranında artırılması gerekir.

 

            AZOT :

 

            Bitki gelişmesini teşvik için gereklidir.

 

            POTASYUM :

 

            Fiber ve odunsu dokuların gelişmesini teşvik eder.

 

            FOSFOR :

 

            Kök gelişmesine önemli bir katkıda bulunur.

 

15.3.5. Sulama :

 

            Genç bitkiler toprağa iyi bir kök salıncaya kadar düzenli olarak sulanır. Yeni plantasyonlarda gerek toprak rutubetini tutmak amacıyla gerekse yabancı ot çıkışını önlemek için siyah plastikle malçlama tavsiye edilir. Sulama zamanının tayini için tansiyometreler tavsiye edilir. Her istasyon için 60 ve 120 cm. olmak üzere iki tansiyometre konmalıdır.  

            İlk sulama son yağışlardan 3 hafta sonra başlar. Hasattan 3 hafta önce ise su azaltılır.           

            Bağda Akdeniz iklimi koşullarında damla sulama ile aylara göre verilecek su miktarı aşağıdaki gibidir. (Bkz. Cetvel 15.1.)

 

 

 

 

Nisan

Mayıs

Haziran

Temmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

 

 GENÇ BAĞ

1. Yıl

3

5

7

7

7

7

5

 

 

2. Yıl

4

5

7

9

9

9

5

 

(Haftada bir)

3. Yıl

6

8

10

12

12

10

9

 

MEYVE VEREN BAĞ (m3/Dk/Gün)

-

1.7

2.6

3

2

1

0.6

 

                   

           

            Cetvel 15.1. : Bağda Damla Sulama İle Sulama Programı.

 

 

15.4.    GÜBRELEME TAVSİYELERİ

 

15.4.1. Yeni Bahçelerde Taban Gübrelemesi :

 

                        Azot (N)                      : 10 kg/Dk

                        Fosfor (P2O5)             : 20 kg/Dk

                        Potasyum (K2O)         : 30 kg/Dk

 

15.4.2. Üst Gübreleme :

           

             Fertigasyon programı aşağıdaki gibidir. (Bkz. Cetvel 15.1.)

 

 

 

Nisan

 

Mayıs

Haziran

Temmuz

Ağustos

Eylül

Ekim

 

Erkenci Sofralık Üzüm

Gözler patlayınca

Koruk dönemini takiben

 

 

 

 

 

 

 NPK

3:1:2

1:1:5

 

 

 

 

 

 

 

3 kg :1 kg : 2 kg / aylık

1 kg : 1kg : 5 kg / aylık

 

 

 

 

 

 

Şaraplık Üzüm

Gözler   patladıktan   sonra   hasata   kadar

 

 

 

 

 

 

 

3:1:5

 

 

 

 

 

 

 

                               

 

            Cetvel 15.2.  :  Bağda Gübreleme Programı :

 

            Sofralık üzümlerde  gübreleme programında aşağıdaki Cetvel (Bkz. Cetvel 15.2.) yardımcı bir klavuzdur.

  

 

 

 

İLKBAHAR

 

YAZ

GENÇ

1. Yıl

3 kg/ Dk Amonyum Nitrat

20 kg/ Dk 2:1:3

BAĞ

2. Yıl

4 kg/ Dk Amonyum Nitrat

25 kg/ Dk 2:1:3

 

3. Yıl

4.5 kg/ Dk Amonyum Nitrat

30 kg/ Dk 2:1:3

 

            Cetvel 15.3. :  Genç Bağlarda Gübreleme Programı :

 

MEYVE VEREN

İLKBAHAR   YAZ  BAŞLANGICI

KORUK DÖNEMİ

BAĞ

10kg : 7 kg : 15 kg / Dk      NPK

3 kg :3 kg :10 kg / Dk   NPK

 

            Cetvel 15.4. Meyve Veren Bağlarda Gübreleme  Programı :

 

            Önemli Not : Meyve veren bağlarda gübreleme sulama sonundan 30 gün önce durdurulmalıdır.

 

 

15.4.3. Yaprak Gübrelemesi :

 

           NP : 100 litre gibberellin solüsyonuna 200 - 300 cc. oranında ilave edilerek kullanılır. Uygulama, çiçeklenmenin başında ve sonunda olmak üzere 2 kez yapılır.

 

           MAGNEZYUM : Hafif yapılı, yüksek oranda potasyum ve amonyum esaslı gübrelerin kullanıldığı topraklarda magnezyum noksanlığı daha çok görülür. Çiçeklenmeden sonra % 2 dozunda olmak üzere 3 - 4 kez uygulama yapılabilir.

 

           ÇİNKO : Yüksek toprak pH değerlerinde veya çok fazla fosforlu gübrelerin kullanıldığı durumlarda çinko noksanlığı görülür. 100 lt suya 150 - 200 cc. dozunda ve çiçeklenmeden sonra yapılacak uygulama ile çinko noksanlığı kolaylıkla tedavi edilir.

 

           BOR : Bor noksanlığı bağda paraziter olmayan en önemli hastalıklardan birisidir. Bu noksanlık, 100 litre suya 50 gram dozunda

           Borrik asit ile yapraklara uygulandığında kolaylıkla tedavi edilir.

 

15.4.4. Bağda Gübreleme Programları İçin Yaprak Analizleri ve Değerlendirilmesi

 

            a) Bağda Yaprak Analizi İçin Yaprak Örneği Alma Metodu:

           

            Örnek Alma Zamanı     : Hasat başlangıcından 1 hafta önce.

            Örnek Alma Yeri         : Ekstrem özelliklerde olmayan 2 sıra seçilir ve bu sıralar ileride

                                                 örnek almak için işaretlenir.  

            Örnek Alma Şekli        : Sıranın her iki tarafından olmak üzere 100 yaprak alınır.                                               

                                                 Alınacak yapraklar  meyve salkımının aksi yönünden seçilir.                               

                                                 Eğer böyle bir yaprak yoksa meyve salkımının üzerinden

                                                7. yapraklar olmak üzere örnekler alınır. Yaprak sapları ile ayaları birbirinden ayrılır.

                                                 1 parsel  =  100 yaprak ayası

                                                                   100 yaprak sapından oluşur.

                                                 Yaprak sapları ayrı bir torbaya konur ve bu küçük torba içinde yaprak ayalarının bulunduğu

                                                 büyük torba içine konarak numaralanır.

 

            b) Bağ Yaprak Ayasında Besin Elementlerinin Kritik Düzeyleri

           

ELEMENT

NOKSANLIK

HAFİF NOKSANLIK

OPTİMAL DEĞER

HAFİF FAZLALIK

FAZLALIK

 

 

 

N

P

K

Ca

Mg

Fe

Zn

Mn

Cu

B

%

%
%
%
%
ppm

ppm

ppm

ppm

ppm

<<<<<<<<<<

2.00

0.15

1.00

2.00

0.20

50

20

20

4

15

2.00 - 2.40

0.15 - 0.20

1.01 - 1.20

2.00 - 2.50

0.21 - 0.23

 50 -100

20 - 30

20 - 30

4 - 5

15 - 25

2.41 - 2.60

0.21 - 0.24

1.21 - 1.40

2.51 - 3.50

0.24 - 0.27

101 - 250

 31 - 150

 31 - 200

6 - 20

26 - 40

2.61 - 2.80

0.25 - 0.26

1.41 - 1.60

3.51 - 3.70

0.28 - 0.50

251 - 300

151 - 400

201 - 500

21 - 40

41 - 60

>>>>>>>>>>>

2.80

0.26

1.60

3.70

0.50

300

450

500

40

60

 

 

                       

            Not : Değerler kuru ağırlık  esasına göredir

 

            Cetvel 15.5. : Bağ Yaprak Ayasında Besin Elementlerinin Kritik Düzeyleri.

           

15.5.    BAĞDA BESİN NOKSANLIKLARI

 

            Azot Noksanlığı :

 

            Bitkide azot sınırlanmaya başlayınca küçük, ince ve sert yapraklar oluşmaya başlar. Yaprak rengi başlangıçta soluk yeşil daha sonra sarı renge dönüşür. Taze sürgünler, petiol ve salkım sapları pembe veya kırmızı renge dönüşür. Kurak koşullarda yaprak kenarları hafifçe dışarı doğru kıvrılır, solar ve daha sonra yaprak kurur.  Azot noksanlığı sürgün gelişmesini yavaşlatır, daneler erken olgunlaşmaya başlar ve normal büyüklüğüne ulaşamaz. Ticari bağlarda ilk belirtiler olum başlangıcında görülür. Azot noksanlığı yapraklara düşük biüretli üre püskürtülmesi veya topraktan azot verilmesi ile kolaylıkla giderilir.

 

            Fosfor Noksanlığı :

 

            Bağda fosfor noksanlığına ilişkin bilgiler çok azdır. Fosfor noksanlığı ile sürgün ve kök gelişmesinde azalma olur. Yapraklar koyu yeşil renkte ve küçüktür. Kuvvetli noksanlık durumunda yapraklar kırımızımsı renge döner. Eski bağlar düzenli olarak ve fazlaca  

            fosfor uygulaması yaptıklarından genel olarak bağlarda fosfor fazlalığından söz edilebilir. Fazla fosfor da bağda çinko ve demir noksanlığını beraberinde getirir.

 

            Potasyum Noksanlığı :

 

            Yetiştirme mevsiminin erken dönemlerinde  yaprak renginde açılma görülür. Genç yaprakların ayalarında damarlar boyunca olmak üzere birkaç nekrotik leke belirir. Yaprak kenarları kurur, yukarı veya aşağı kıvrılır ve yaprak ayası biçimsiz ve buruşuk

            bir şekil alır. Yaz sonunda sürgünlerin dibinde bulunan yaşlı yapraklar doğrudan güneş ışığı alınca açık kahverenginden koyu kahverengine döner. Bol meyve veren bahçelerde bu durum daha belirgin olur. Noksanlık durumunda potasyum, yapraklardan salkımlara taşınır. Potasyum noksanlığı gelişmeyi ve salkım olumunu geciktirir. 

            Eğer bağlar potasyum noksanlığını birkaç yıl üst üste gösterirlerse büyüme hızı yavaşlar ve sonuçta zayıf sürgün meydana getirirler. 

            Yeterince potasyum verilmemiş bağlarda külleme hastalığına duyarlılık görülür.

 

            Kalsiyum Noksanlığı :

 

            Kalsiyum noksanlığı nadiren kumlu, çakıllı ve kuvvetli asidik özellikle (pH < 4.5) topraklarda görülür. Yaprak kenarlarından nekroz oluşur. Aşırı eksiklik halinde bu nekroz bütün yaprağı kaplar. Gelişen salkımlar uçtan başlamak üzere kurur.

 

            Magnezyum Noksanlığı :

 

            Magnezyum noksanlığı genellikle hafif ve asidik topraklarda görülür. Fazla potasyum ve amonyum uygulaması yapılan bağlarda yeterli magnezyum olsa bile noksanlığı görülür. Bağlarda megnezyum noksanlığı iki şekilde oluşur:  

            Çiçeklenme öncesi : Damarlar arası sararma ve kenar yanıklığı görünüşü hakimdir. Yazdan sonbahara doğru ise damarlar arası sararma ve yaprak renginde kırmızılaşma ile birlikte kahverengimsi yeşil büyük leke oluşumları hakimdir. 

            Damarlar arası sararma belirtisi mangan, bor ve çinko noksanlığı belirtisine de benzer.

            Noksanlığı gidermek için  çiçeklenmeden sonra 3 - 4 kez yapılacak Magnezon'la yaprak gübrelemesine gerek vardır.

 

            Gövde Nekrozu :

 

            Olgunlaşma döneminin hemen ardından rachis ve onun dalları üzerinde yüzeysel ve bazen konkav uzun kahverengi siyah lekeler belirir. Rutubetli havalarda bu bölgelerde kurşuni küf (Botrytis) gözükür.  

            Gövde nekrozu bitkide düşük düzeyde Ca ve Mg'dan kaynaklanmaktadır.  

            Salkımlara yapılacak kalsiyum ve magnezyum püskürtmesi ile koruyucu bir etki elde edilir.            

 

            Demir Noksanlığı :

 

            Bağ yetişriciliği  yapılan çoğu bölgelerde topraklarda yeterli demir bulunur ancak demirin düşük alınabilirliği nedeniyle de hemen bütün yetiştiricilik bölgelerinde demir noksanlığı görülür ve önemli ekonomik kayıplara neden olur. İlk belirtiler yaprakların küçük damarları  arasında klorofil  parçalanması sonucu kloroz belirtisi meydana gelir.  

            İleri dercede sararma gösteren yapraklar yavaş yavaş kurumaya başlar ve ölü dokular yukarıya  doğru kıvrılır. Yan sürgünler kısa, ince gelişir ve boğum araları pembe renktedir. Böyle sürgünlerin boğumları kalınlaşır. Çiçeklenmeden sonra zayıf bir meyve tutumu gözükür.  

            Demir noksanlığının bitkide tedavisi oldukça zordur. Toprak ıslahı (toprağı gevşetme, havalandırma) kalıcı bir tedavi için vazgeçilmez bir faktördür. 

            Kloroza dayanıklı anaç ve çeşitler seçimi oldukça etkilidir. Kireçli topraklarda yüksek miktarlarda kükürdün toprağa karıştırılması yardımcı bir yöntemdir.  

            Demir şelatları çoğu kez tedavide etkilidir ancak tedavi zamanla sınırlıdır. Demir şelatları ile birkaç kez  yapılan yaprak uygulamaları yaprakta yeniden yeşillenen benekler meydana getirir.

 

            Çinko Noksanlığı :

 

            Çinko noksanlığı toprakta çinkonun olmadığı veya bitki tarafından alınabilir çinkonun bulunmadığı topraklarda görülür. Toprakta yüksek fosfor durumunda, çinko, fosfatla birleşerek hemen hemen suda çözünmeyen çinko fosfat oluşturur ve bu nedenle bitki kökleri tarafından absorbe edilemez. 

            Çinkonun bağda ilk belirtisi, yan sürgün ve dalların uç kısmında görülmesidir. Yaprak küçük ve yaprak kenar tırtılları sivri ve keskindir. Yaprak asimetrik olup yaprağın yarısı diğer kısmından daima daha geniştir. Damarlar arasında hafif bir mozaikleşme görülür ve giderek solgun bir renk alır. Şiddetli noksanlık halinde sürgün gelişmesi ve uzunluğu etkilenir.  

            Çinko noksanlığı önemli bir verim düşüklüğüne neden olur. Bu bazen ürünün tamamında bile bir kayba neden olabilir. Daneler normalden küçük olur. Salkımlar gevşektir. Böyle bitkilerde muhtemelen de "gövde nekrozu" meydana gelebilir. 

            Yapraklara çinko nitrat uygulaması hızlı bir tedavi için gereklidir.

 

            Mangan Noksanlığı :

 

            Mangan noksanlığı, genellikle alkali ve yüksek oranda humus içeren kumsal topraklarda veya manganca zayıf kireçli topraklarda gözükür. Yaz başlangıcında, sürgün diplerinde bulunan yaprakların rengi açılmaya başlar ve kısa bir süre sonra bu yapraklar üzerinde ve damarlar arasında poligonal sarı lekeler belirir. Bu durum yaprak üzerinde bir mozaik şekli meydana getirir ve bu mozaikleşmenin kenarları yeşil renkte damarlarla sınırlanmıştır. Sonbahara doğru  bu tür yaprakların rengi bronza döner. Mangan noksanlığı aynı zamanda sürgün ve dane gelişmesini de etkiler. Salkımın olumu gecikir. 

            Mangan noksanlığı kireçli topraklarda çoğu kez demir noksanlığı ile birlikte gözükür. 

            Mangan noksanlığı yaprak gübrelemesi ile tedavi edilebilir.

 

            Bor Noksanlığı :

 

            Paraziter olmayan en önemli bağ hastalıklarından birisidir. Kuvvetli asidik topraklarda (pH 3.5 - 4.5) özellikle görülür. İlk belirti sürgün ucuna yakın bulunan tendriller ve çiçek salkımlarında görülür.  

            Çiçek salkımı kurur ve ölür. Hızlı sürgün gelişmesi sırasında genç boğum araları hafifçe şişer ve bir veya birkaç yerde kararma gösterir. Bu şişkinlikler bor noksanlığının en tipik özelliğidir.  

            Yaprakta bir mozaikleşme gözükür ve ince damarlar kahverengine döner. Ana damar genelikle yeşil kalır. Bor noksanlığının uzun sürmesi halinde bu damarlar yaprağın her iki tarafından olmak üzere uzunlamasına çatlar. 

            Bor noksanlığı dane ve salkımların gelişmesini de etkiler. Sadece birkaç çekirdekli danede meyve tutumu olur. Genellikle küçük ve çekirdeksiz dane meydana gelir.  

            Bor noksanlığı aynı zamanda kök gelişmesini de etkiler. Kökler kısa, kalın ve düğüm şeklinde şişkin gözükür. Böyle kökler uzunlamasına çatlar. 

            Bor noksanlığı yapraktan borlu preparatlarla kolaylıkla tedavi edilebilir.

 

 

15.6.    ÖNEMLİ BAĞ HASTALIKLARI

 

HASTALIK

ETMEN

NEDEN ve FAKTÖRLER

 

Külleme

Uncinula necator

- Yüksek sıcaklık

- Düşük rutubet

 

Bağ Mildiyösü

Plasmopora viticola

- Yüksek rutubet

 

Bağ Kanseri

Agrobacterium tumefaciens

- Bulaşık toprak

- Bulaşık fidan

 

Sürgün kuruması

 

Phomopsis viticola

- Enfekteli bitki

-Yağışlı ve rüzgarlı iklim koşuları